ANARCHISTALES

• •

Kurşun ve Ayna

hafta içi bir gün

.

gece yarısı

tam yarısı değil

.

alt katta sevişen çiftin

sesi kesildi

üstten atılan yorganın hışırtısı

komodinin üzerinden hızla alınıp yakılan çakmağın sesi

suni loşluğa savrulan duman ağır ağır siniyor

ikinci perdeye

.

duyuluyor istenince

.

kadın adama sarılmış olmalı

her ikisinin de göz kapaklarında huzursuz ağırlık

.

gece yarısı

tam değil

.

üst katta yıllar önce sevişmeyi bırakmış adamın

yankılanan bağırsak hareketleri

karısı sonsuz anlayışla sürterek içi peluşlu terliklerini

yürüyor mutfağa doğru

“şşşttt şşşttt” diyor her adımda halı,

her gece yatmadan önce yaptığı gibi

çiçekli bardağına sarılıp buruşuk parmaklarıyla, su içecek olmalı

Sürahi, bardağı “çın” diye öpüyor belli belirsiz

boşalıyor kristal sürahi

bardağın çiçeklerine taşarak

yaşlı kadının yutkunma sesi

.

duyuluyor istenince

.

Gıcırdayarak açılan tuvalet kapısının ardından

yaşlı adamı uyarıyor halı: “şşttt şşşttt”

her ikisinin de kataraktlı göz kapaklarında huzursuz ağırlık

.

gece yarısı

tam değil

.

Üsttekinin altında

alttakinin üstünde

tam altında ya da üstünde değil

boy aynasına, az kullanılmış bir tabanca

çok kullanılmış hedefine doğrulmuş

titreyen her elde çok zaman yolunu kurşun,

kendi bulmuş

.

gece yarısı

tam

.

Boy aynasına tabanca doğrultan çıplak kol titremeye başladı

tetik çekilirken horoz

iğne gagalı başını düşürdü

.

Sağa doğru dönmeye başladı kurşun, bir karanlıktan sahte aydınlığa doğru. Ellerini öne uzatmış bir yüzücünün kuleden atlayıp suya kavuştuğu an gibi, havaya uzattı sivri burnunu. Yüzücünün bedeninde hissettiği değişikliği o da havayı yırtarken hissetti. Yer çekiyordu, isterken hedefe varmak bir yandan.

Yere öylesine bırakılan bir kurşundan, havada çok daha uzun kalacağını,

belki uçacağını

düşündü/sandı/yanılacağını anladı

daha yanılmadan.

.

Havada helezonik dalgalar oluştu, görünüyor istenince.

.

Tetiği çeken parmağa bağlı ele bağlı kolun iliştirildiği omzun üstüne bir tesadüf konmuş başa oyulmuş gözler kısılmıştı

Aynadaki aksinin tersine.

Yemin ederim. Yansıma, üstüne sadece uçma niyetiyle gelen kurşunu gördüğünde, açılmış göz akının üstünde kırmızı mavi damarlar kaçışıyordu.

Çırçıplak üşümüş albinonun yansısı

Kendini aynadan attı ama bir yere düşmedi.

.

Oysa biz her atılan düşer bilirdik; düşülmüyor istenince.

.

Gece yarısı

tam değil

.

Gece yarısını

Saatte tam üç bin iki yüz kilometre geçe

Döne döne

aynanın göğsünde kurşun

kendi gözlerini gördüğünde

öleceğini hissetti

Kendi kadar mükemmel bir başka kurşun

mükemmeliyetine değince

.

Burnuyla değdi ilkin

Esnedi geriye

göğsünden itilen ayna

Kurşun cüretkar

baktı ki gördüğü yalnız yansıma

içinde kepekendi olan bir yalnız yanılsama

Ayna yıkıldı göğsünde deliği hissedince

.

Titreye titreye düşülüyor artık ayakta kalmak istemeyince

.

Altın varaklı çerçevesinden ayrılırken ayna

dağılırken parça parça önce göğsündeki delikten

davrandı kalkmaya

bir tetik parmağına kul köle olan

.

yerde yatan

tam üçgen

tam beşgen

tam dörtgen

hatta tam bir şekli olmayan

onlarca parçadan birinde

bir benzerini aradı

şimdi ayakta olan

.

Ses!!!

.

Gece yarısı

tam değil

.

Tam gece yarısını

Saniyede üç yüz kırk kilometre geçe

vurdu önce tabana

sonra tavana

Huzursuz ağır dört kapak açıldı

“bir şey oluyor” sandılar

Şey!!!

.

geç kalabiliyor insan isteyince

.

her şeye

.

Alt kattaki adam karısına sarıldı sevgiyle

Üst kattaki yaşlı kadın

usulca örttü kocasının açık gözlerini

soğuyan bedenini

dayadı omzuna ak/ortak başını

.

İnsan ağlamayabiliyor istemeyince