-
Mavi gökyüzünde sıcak sarı güneş, yer yer dağılmış çobansız bir sürüyü andıran bulutların altında alabildiğine uzanan papatya ve gelinciklerle süslü yemyeşil bir kır. Kırlangıçlar, dağ ispinozları, hint bülbülleri, serçeler, fareler ve daha niceleri önlerindeki sessiz merasimin gürültücü fakat dilsiz şahitleri… Kırmızı güller ve grany elmalarla süslü ağaç takın altında siyah fraglı zayıf ve çirkin adam,…
·
-
19:75 sularında iskambilden iliştirilmiş gibi duran mavi boyalı müstakil evin bahçe duvarının önündeki ağaç direklere salıncak gibi çekilmiş elektrik telleri fıtınayla çarpışıp kıvılcımlar çıkardıktan sonra gecekondu mahallesinin Kızılsakal Sokak’taki tüm evlerin ışıkları söndü. Chao o sırada kırmızı yün halının üzerinde bacaklarını açmış otururken gözbebeklerinin olması gereken yerde beliren kum saatlerinin başaşağı döndüğünü uyuklamasalardı da mum…
·
-
Altısı siyah, altısı beyaz on iki atın çektiği diligence tipi posta arabasında gidiş yönünde oturuyorum. Müsaade isteyerek çıkardığım gambler tipi kunduz kılı silindir şapkam, içinde tavşan derisi siyah eldivenlerim ve pelerinimle birlikte dizimin üstünde ters şekilde duruyor. Ara sıra pencereden değişen manzaraya baksam da gözlerim genelde yolun, yolculuğun, içindeki balina kemiği krinolin veya belini iyiden…
·
-
İzlerken tam karşımdayken etinin rengi gözünün hüznü içindeki o sonu gelmez intihar tam karşımdayken, işte tam karşımda gözümün önünde unuttum yüzünü bir adın olsa kim yazar, olsa ne * Yaşlı bir sıva gibi döküldü hafızam Bir çerçeveyi tutan paslı bir çivi gibi düştüm Öyle yatarken boylu boyunca ve üstümden akarken zaman Bir ölüyle ne yapabilir…
·
-
“Çağlayanlar, orman, mutlu hayvanlar, ılık hava, yemyeşil çimenler… işte bana öylesi bir ortam iyi geliyor moruk, anlıyor musun?” dedi sırasını bekleyen eroinman asker “ancak öyle bir yerde aramıyorum.” On beş yaşımda üzerimde Manowar’ın albüm kapağının baskısının olduğu beyaz bir tişört elli kiloluk bedenimi sarıyor, ayağımda yağlı boyayla yer yer farklı renklere boyadığım askeri bir postal,…
·
-
Koyu sarı sıvının içinde binlerce baloncuk patlayıp yok olmak üzere yüzeye doğru yarışıyorlar. Ellilik bir bardağın içinde doğuyor, yaklaşık on saniye süren yüzeye ulaşma yarışına katılıyor, kayboluyor ve yeniden başlıyorlar. Çevremde olup biten her şey gibi… Eve gitmek istiyorum, dediğinde Kocatepe’nin arkasındaki kafelerden birinde ben bira içiyordum o amerikano. Ansızın başlayan selanın hoparlörlerden yükselen metalik…
·
-
* Sen ve beni toplayınca duvar kadar hissiz telefon kadar sessiz kapı kadar kimsesiz tekinsiz bir bütünsüzlüğüz. * Aynı yataklara farklı zamanlarda yatan Aynı yastıkları terleten Aynı duvara asılı haber bültenleri karşısında kendilerini tatmin eden Birbirini hiç görmemiş otel müşterileri gibiyiz yapalyalnızlığ’nı çekmeceleri beyhude çekip iterek saniyeleri taklit eden * Ben yatağın sen yanına baktığımda…
·
-
Gevrekler yeni! Gevrekler yeni! Gelin bakın, gevrekler yeni! Simit gevrek! 10:42 *** Her gün aynı saatte. Yolun solundaki kaldırımda önce tablası, sonra başı, sonra gövdesi, sonra bacakları görünen dengesiz bir kayık. Dünya yuvarlaktır. *** Kasımda tohumlanan topraktan eylülde sökülüp kızılderili çadırı gibi toplandığı yere çatılan susam, yılın son güneşinde kurutulduktan sonra çırpılıyor, eleniyor, tekrar eleniyor,…
·
-
Seydikemer’de bir yolüstü mezarlığından geçerken başladı kış Kızılçamların altında beyaz taş alınlarında kara yazı * Bir şeyi unutmamaya çalışanlar Unutuyorlar Yaralarını, yaralayanlarını, yen içinde kalmamış İnce bir kabuğa teyelli yaş ağaç kırıklarını * Yüzünü anımsamıyorum yüzümün Rengini hatırlamıyorum rengimin Sesini hatırlamıyorum sesimin Bu nisyan hatırlatıyor yaşadığ’mı * Kar kokuyor hava, soba dumanı, Ayağ’na beş numara…
·
-
Yer yer soyulmuş, soyulmayan kısımları kabarmış gülkurusu duvar kağıdının altında yeşillenen yaşam, odadaki küçük, kare ağaç masanın üzerinde oksijensizlikten güçlükle yanmayı sürdüren mum ışığıyla aydınlanıyorken elimdeki metal kupanın dibinde kalan çürümüş ağaç kökleriyle aromalandırılmış adı viski kendi viski dışında her şey olma potansiyeline sahip sıvıyı gırtlağımı eritme pahasına boğazıma diktikten sonra burnumdan derin bir nefes…
·