ANARCHISTALES

• •

Kutsal Aile Birlikleri Üzerine Bazı Önemsiz Şeyler

Karısı hapiste, oğulları hapiste, kendisi de milletvekili olduğu için dokunulmazlık zırhıyla dışarıda. Liseli öğrencilerden korumasına, taciz etmediği kimse kalmamışken üstüne yıllardır süregelen yolsuzluk gırla… Jelibonist sabık belediye başkanı ve biricik ailesinin adının karıştığı hikayelerin başı arşa değiyor. Ötekisi berikisi fark etmez; biz sadece şiddetle anılan Palu ailesini bilsek de son yıllarda suç neredeyse neredeyse aile orada. Sadece bizde değil, neredeyse tüm dünyada. İnsanlık, özgürlüğü ve erdemi yasaların satır aralarında arıyor. Sinemadan aşina olduğumuz Sicilyalı aileler, yeni jenerasyon ailelerin yanında sütten çıkmış ak kaşık gibi ışıldıyor. En azından bir sınırları var. Don Corleone uyuşturucuya karşıydı mesela; birinde tecavüz, ötekinde çocuk öldürmek bir sınırdı. Kötülüklerin hem bir sınırı hem de iyilik yapmak gibi bir bedeli olurdu. Artık yok. Yüzde yüz saf kötülük… Kutsal Aile Birliği! Yersen.

Enflasyonist politikaların yoksullaştırdığı yığınlarda ahlaki yozlaşmanın kaçınılmaz olduğu genel bir kabulken, Türkiye’de ve dünyada her türlü yozlaşma en tepeden tabana yayılıyor. Oysa zenginlik kötülükle de elde edilse, bir yerden sonra iyi olmanın önünde engel kalmaz. Hırsızlık yapmazsın, cinayet işlemezsin, tecavüz etmezsin mesela… Yüz kızartıcı suçlardan, başkalarına zarar vermekten, skandallardan uzak bir hayat yaşarsın. Bilime veya sanata yönelirsin. Günahlarının propagandasını yapmazsın en azından. Bu yüzden antik aristokrasi sömürgen olduğu kadar eğitimli, erdemli ve dikkatliydi de. Kendindeki erdemi din gibi halka da pazarlardı ki yığınların hem kontrolü kolaylaşsın hem sınıf atlama şansına erişen azınlık kendileri gibi olsun. Oysa şimdi istisnai bir çağ içindeyiz. Bir anarşist olmama karşın bu çağın muhafazakarıyım. Çünkü çevrem yeni değil, çürük. Bu çürümüşlüğü “yeni” diye satın almayacağım. Zenginliğe ve güce ulaşanlar nedense para ve güçten aldıkları enerjiyi hem zihinlerinin derinliklerindeki pisliği daha da bilemeye hem de güçsüzleri daha çok sömürmeye harcıyor. Tek bir vurgunla halkın 11 ton parasını karı kocadan mütevellit bir aile birkaç ayda cebine atabiliyorken, alın teriyle bir ay çalışan asgari ücretli sadece 160 gram para kazanabiliyor.

Şaşırmıyorum da, artık midem bulanıyor. Sahtekarlıkla alınan diplomalar, torpille edinilen mevkiler kefen beyazı ile altın varak arasında bol uyuşturuculu seks partilerinde harcanırken koca bir ülkenin halkı intihar eşiğinde oturmuş sırasını bekliyor.

Velhasıl mevcut Kutsal Aile birlikleri bu dünyayı çürük yumurtaya çeviriyor.