ANARCHISTALES

• •

Komedi

Deniz Göktaş önce ters kelepçeyle gözaltına alındı, ardından ifadesine rağmen tutuklandı. Gerekçe tanıdık: Dini değerleri aşağılamak ve cumhurbaşkanına hakaret. Burada hukukun niyet okuma üzerinden bir cezalandırma aracına dönüştürülmesindeki garabeti, adaletin keyfi işleyişini ya da ifade özgürlüğünü konuşmayacağım. Gözlemlediğim ve ziyadesiyle rahatsız olduğum, pek de konuşulduğunu görmediğim başka bir boyuttan bahsedeceğim.

Ülkede depremden ekonomiye, spordan siyasete her türlü kötü gidişatın tek mutlak sorumlusu olarak işaret edilen bir adres var artık: Tanrı. Deprem olur, “Tanrı cezalandırdı” denir; benzine, yağa zam gelir, “Tanrı yaptı” denir; milli takım maç kaybeder, “Tanrı nasip etmedi” olur. Ülkenin içindeki her musibetin faturası Allah’a kesiliyor! Bir tek dış politikada istisna var; çünkü orada olası kötü gelişmelerin müsebbibi hazır: “Dış güçler”. Sanırım o işlere de dışarının tanrısı bakıyor. Oysa teolojik olarak hayır da şer de Tanrı’dan bilinse bile, Anadolu kültüründe pratik hayatta işler kötü gittiğinde Şeytan suçlanırdı eskiden. Son yirmi yıldır ise adım adım “şeytanlaştırılan” bir Tanrı kavramı hayatımıza sokuluyor, zihinlere kazınıyor. Bu yeni Tanrı imajının, ülkemizde kolluk ve adalet mekanizmasından destek alarak iş gördüğünü ise görmemek mümkün değil.

Elbette Anadolu insanının zihninde tahayyül ettiği Allah kötü biri değil. O; güzel olan her şeyin kaynağı, her şerri hayra çeviren, şeytanın oyununu bozan adil bir güçtür. Şimdi sormak gerek: Dini değerleri asıl aşağılayan şey, Tanrı’yı bu kadar bencil ve cezalandırıcı gösteren o kurumsal ve toplumsal algı yozlaşması mıdır, yoksa bir komedyenin içinde hiçbir hakaret barındırmayan şakası mı?

Bu konunun özellikle ilahiyat çevrelerinde tartışılması gerektiğine inanıyorum. Şahsen pozitif agnostik olduğum halde beni bile rahatsız eden bu durum; Anadolu’nun tarihsel kökleriyle özgünleşmiş, o çok övünülen “Anadolu irfanına” temel olmuş folk-İslam’ı, üzerine atılan kirli battaniyelerle hastalıklı, bencil ve pragmatik bir araca dönüştürüyor. Kutsalın neyi aşağılayıp neyin aşağılamadığının ayırdına varamadan, büyük mahkemelerde büyük cezalar yağdırmak, hem “dostlar alışverişte görsün” tiyatrosudur hem de hakkı yenen insanların günahına girmektir.

Selametle.