
Paslı adımlar düşüp peşimden
Kaldırımların hayaleti olup da
Karışamazken hiçbir kalabalığa
Kristal buz bir gece
Bu sokağın lambası
sarışın ışığıyla kırbaçladığında sırtımı
benden gölgen düşer
bir zahmet
.
İçimden başarısız bir firar girişimin daha
der geçerim
.
Yıllar sonra itiraf edeyim
o soğuk demir bankta yapayanlış bir soru gibi kaldığımda
Akıp geçerken ötemden berimden Ankara
Ben hiç nefes almadım
Yutkundum
Kilitledim ağır demir kapılarımı dışarıya
İçeride seni bırakmak pahasına
yaşadım
.
Fena mı oldu? Bencilce belki
Her mahkum güzelleştirir hücresini
Bazen demirlerimde ellerin üşür
benim içim ısınır